UNIVERSITY OF MARYLAND HASTANESİ ve MAYO CLINIC HASTANESİ’NDE PSİKİYATRİ ALANINDA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜREN DR. ULAŞ ÇAMSARI

DÜNYA’DA TÜRK HEKİMLER VE BAŞARI ÖYKÜLERİ

Amerika’da Cleveland Clinic, Johns Hopkins Hastanesi, University of Maryland Hastanesi ve Mayo Clinic hakkında detaylı bilgi veren Dr. Ulaş Çamsarı, halen University of Maryland Üniversitesi Hastanesi’nde ve Mayo Clinic Hastanesi’nde çalışmalarını sürdürüyor. Amerika’da bulunan kadroların ulaşılabilirliği, yurt dışında eğitim almada yaşanan zorlukları ve çözüm önerilerini anlatan Dr. Ulaş Çamsarı, Amerika’da eğitim almak isteyenlere rehber olacak bilgiler verdi

University of Maryland Üniversitesi Hastanesi’nde Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi (Psikosomatik Tıp) alanında üst ihtisas yapan ve Mayo Clinic Rochester Hastanesi Bağımlılık Psikiyatrisi üst ihtisasına ve çalışmalarına önümüzdeki aylarda başlayacak olan Dr. Ulaş Çamsarı, Konsültasyon ve Liyezon Psikiyatrisi çerçevesinde hizmetler veriyor. USMLE sınavı ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeTıpta Uzmanlık hakkında gelişmiş hizmetler sunarak yurt dışında eğitim almak isteyen Türk hekimlere rehberlik yapıyor. Psikiyatri alanında yapılan uluslararası çalışmaların bir ulusal platformda toplanması için de farklı projeler sürdüren Dr. Ulaş Çamsarı, Amerika’daki çalıştığı hastaneler hakkında deneyim ve gözlemlerini, hasta popülasyonu ve Türkiye’deki tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı.
Kısaca kendinizden ve mesleki geçmişinizden bahsedebilir misiniz?
2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. 2 yıl boyunca Dokuz Eylül Üniversitesi Fizyoloji Bölümü’nde nörofizyoloji alanında sıçanlarla laboratuvar çalışmaları yaptım. Bu süre içinde Amerika Birleşik Devletleri’nde psikiyatri ihtisası yapmaya karar verdim ve bunun için gerekli sınav ve denklik sürecini (ECFMG) tamamladım. 2004 yılında ABD’de Harvard Üniversitesi Massachusetts General Hospital ve Children Hospital Boston Hastaneleri’nin Psikiyatri Departmanlarında ihtisas öncesi çalışmalar sürdürdüm, bu sürecin ardından 2006 yılında Cleveland Clinic Hastanesi’nde psikiyatri ihtisasına kabul edildim, 4 yıl Cleveland Clinic’de, 1 yıl da Johns Hopkins Hastanesi’nde psikiyatri uzmanlık eğitimi alarak, 2011 yılında psikiyatri uzmanı olarak Cleveland Clinic’den mezun oldum ve University of Maryland Üniversitesi Hastanesi’nde Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi (Psikosomatik Tıp) alanında üst ihtisas yapmaya başladım. Halen, bu alandaki uzmanlık sürecim devam etmektedir. Bu uzmanlık süreci boyunca psikiyatrinin başka bir yandalı olan bağımlılık psikiyatrisine ilgi duydum ve bu alanda da uzmanlaşmaya karar verdim. Bu amaçla yaptığım ikinci üst ihtisas başvurusu sürecinde Mayo Clinic [Rochester] Hastanesi Bağımlılık Psikiyatrisi üst ihtisasına 2012 yılında başlamak üzere kabul edildim.
Ne üzerine çalışıyorsunuz?
Halen ABD’de Maryland Eyaleti’nde lisanslı bir genel psikiyatri uzmanıyım ve Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi üzerine Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde üst uzmanlık yapmaktayım. Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi, psikiyatrinin ABD’de akredite edilmiş üst ihtisaslarından bir tanesi. Kendine ait ayrı bir uzmanlık sınavı ve “board sertifikası” var. Uğraştığım alan özetle tıbbın diğer branşları ile psikiyatrinin kesişim alanını oluşturuyor. ABD’de Konsültasyon-Liyezon Psikiyatristleri, tüm hastanelerde, psikiyatri dışındaki tüm branşların hastalarına ve hekimlerine tıbbi problemlerin psikiyatriyle kesiştiği noktalarda konsültanlık yapıyorlar. Hastanede değişik servislerde yatan tüm hastaların, devam eden psikiyatrik durumları, ya da hastalıkları ile ilgili ortaya çıkan psikiyatrik durumları ile ilgili konsültasyon psikiyatristleri hizmet veriyorlar. Akademik platformda psikiyatri ile dahili ve cerrahi bilimlerin kesiştiği bu alana “Psikosomatik Tıp” deniyor.
Hangi tip hastaları ve hastalıkları tedavi ediyorsunuz?
Hastanede yatan hastaların, sıklıkla karşılaştıkları psikiyatrik problemler, dahili ve cerrahi işlemler sonrasında, ya da tıbbi hastalıklar ve tedavilere bağlı olarak ortaya çıkan konfüzyon (deliryum) , depresyon, psikoz, davranış sorunları, hastaların karar verebilme yetilerinin tespiti (kapasite) en sık servis verdiğimiz problemlerden sayılır. Konsültasyon Psikiyatristleri, aynı zamanda “liyezon” çerçevesinde hizmetler veriyorlar. Liyezon Psikiyatrisi, hastalardan çok, tıbbi personelin ve diğer hekimlerin hastalarla ilişkileri noktasında onlara servis veren bir alan. Konsültasyon-Liyezon Psikiyatristleri hastane içindeki tüm transplant ekiplerinin de bu çerçevede bir parçası olarak görev yapıyorlar. Organ transplantasyonlarında karar aşamasında psikiyatrik değerlendirmelerin hastaların prognozunu belirlemek açısından çok büyük bir rolü var. KL psikiyatristleri, kadın-doğum (perinatal psikiyatri) , kanser (psiko-onkoloji) , HIV psikiyatrisi gibi konularda daha üst uç yandallara da ayrılmış durumdalar. ABD’de büyük hastanelerde konsültasyon psikiyatrisi servisi çok büyük servisler haline gelmiştir, örneğin Cleveland Clinic hastanesinde Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi herhangi bir anda 5 ayrı uzmanın, 10’a yakın asistan hekimin ayrı ekipler halinde aktif çalıştığı bir servistir ve her gün yaklaşık 20-30 adet konsültasyon isteğine cevap vermektedir.

Bugüne kadar eğitim aldığınız ve çalıştığınız kurumlar hakkında bilgi verebilir misiniz, bu kurumları neden seçtiniz?
Türkiye’de Ege Üniversitesi’nden mezun oldum, ABD’ye gelmeden önce de Dokuz Eylül Üniversitesi’nde çalıştım. ABD’de şu ana dek değişik tıp kurumlarında çalışma fırsatı buldum. Cleveland Clinic’de, Johns Hopkins Hastanesi’nde dahiliye, psikiyatri ve çocuk psikiyatrisi asistanlığı gibi değişik asistanlık statülerinde çalıştım, halen de University of Maryland Hastanesi’nde yandal uzmanlık öğrencisi olarak çalışmaktayım. Bu kurumlarla ilgili bilgi vermeden önce, ülkemde aldığım eğitimin dünyada tıbbı ileri seviyede uygulayan bu tıp kurumlarında eğitim alabilmek için gerekli olan tüm alt yapıyı ve fazlasını vermiş olduğunu büyük bir gururla paylaşmak isterim. Türkiye’de tıbbın ne kadar yüksek seviyede olduğunu yaşayarak ve başka örnekleriyle karşılaştırarak gördüm, beni Türkiye’de yetiştiren tüm hocalarımla hep gurur duydum, halen de birçoğuyla iletişimimi sürdürmekteyim.
Cleveland Clinic ABD’nin yatak sayısı olarak en büyük hastanelerinden biri. Bir kampüste bin 400 yatağa yaklaşan kapasitesi var. Bu kompleks içinde dünyanın en büyük kalp hastanesi de barınıyor. Psikiyatri servisleri içinde modern tıpta tanımlanmış tüm psikiyatrik durumların tedavileri yapılmakta, beyin cerrahisi ile beraber uygulanan Derin Beyin Stimülasyonu gibi psikiyatrideki son nokta devrimsel tedavilerin dünyada ilk uygulanmaya başladığı merkezler arasında yer almaktadır, psikiyatri departmanı kendisine ait ayrı bir hastanesiyle birlikte sistem içinde toplamda 120’ye yakın yatakla hizmet vermektedir.
Johns Hopkins Hastanesi, ABD’de modern tıbbın doğum yeri olarak kabul edilmekte, Mayo Clinic ile eşzamanlı olarak, Prof. Osler yönetiminde ilk asistanlık eğitim programlarının oluşmasında ve biçimlenmesinde liderlik etmiş , “residency”, “nöbet”, hasta başı vizit (rounds) kavramlarının doğduğu ilk kurumlardan biri olarak bilinmektedir. Blalock ile Kalp cerrahisinin, Cushing ile beyin cerrahisinin, Osler ile modern dahiliyenin, Halsted ile modern genel cerrahinin, Leo Kanner ile çocuk psikiyatrisi branşının ABD’deki doğum yeri olarak kabul edilmektedir. Kurum tarihte Prof. Adolf Meyer ekolü ile psikiyatriye bir ivme getirmiş ve 1980’lerde psikiyatride en fazla atıflanan yayın olarak bilinen 1975 tarihli Folstein Mini Mental Durum Muayenesinin de yaratıcılarından olan Prof. Paul McHugh’un 25 yıllık bölüm başkanlığı süresinde bu ivmeyi devam ettirmiş , bu dönem de psikiyatride hastalık modelinin branş içinde tarif edilmesi gibi devrimsel bazı ilkleri psikiyatriye getirerek, ABD’de sinirbilimler konusunda en çok araştırma yapan, en prestijli kurumlardan biri haline gelmiştir.
University of Maryland Hastanesi, ABD’de Baltimore kentinde bulunan Hopkins ile beraber Maryland Eyaletinin iki büyük sağlık kurumundan biridir. Travmatoloji’nin Prof Adams Cowley tarafından kurulduğu ve biçimlendiği sağlık kurumu olarak bilinmekte, dünyanın en büyük travma hastanesine ev sahipliği yapmaktadır. Psikiyatri departmanı ABD’de ilk psikiyatri hastanelerinden biri olan Sheppard Pratt psikiyatri hastanesini bünyesinde bulundurmaktadır. Sheppard Pratt ile University of Maryland işbirliğinde verilen psikiyatri asistanlık eğitim programı ABD’deki en büyük örneklerinden biridir.
Mayo Clinic, ABD’nin ve dünyanın en büyük entegre sağlık sistemi olarak bilinmektedir. 40 bin’e yakın çalışanı ile ABD’nin 3 ayrı bölgesinde hizmet veren Mayo Sağlık sistemi, her yıl dünyanın 150 ülkesinden , ABD’nin 40 eyaletinden gelen yaklaşık 1 milyona yakın hastaya hizmet vermektedir. Mayo Clinic, Johns Hopkins Hastanesi ile beraber ABD’de ilk kez asistanlık eğitimini (residency) başlatan akademik kuruluşlardandır. Psikiyatri departmanı özellikle bağımlılık genetiği üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmaktadır.

Eğitim aldığınız kurumların halen bulunduğunuz konuma gelmenizdeki katkıları nelerdir, şu anda çalıştığınız kurumu neden seçtiniz?
Ülkemde aldığım eğitim sayesinde, ABD’nin ve dünyanın kaliteli akademik sağlık kuruluşlarında eğitim alma fırsatı yakaladım. İhtisas yapmış olduğum kurumları modern tıpta ve psikiyatride en ileri noktalara gelmiş kurumlar arasından seçmeye gayret ettim. ABD’deki asistanlık olanakları yabancı hekimlere açıktır ancak elde edilme yolu güçlüklerle doludur. Özellikle ABD içinde de prestijli yüksek olan kurumlara, dünyanın çok değişik ülkelerinden yapılan ihtisas başvurularında meydan savaşlarına benzer çok büyük çekişmeler yaşanmaktadır. Özellikle Hindistan gibi bazı ülkelere ait lobiler bu yarışma süreçlerini etkileyebilmektedirler. Bu süreçlerde Türk meslektaşların biraz da ABD’de varlıklarının görece az olmasından kaynaklı olarak bir lobi etkileri olamamaktadır. Ben kendi başvuru sürecimde bu eksikliği çok hissettim, ama yine de ilk adımları atmamda Harvard Psikiyatristlerinden Türk meslektaşlarım Dr.Dost Öngür, Dr. Menekşe Alpay ve Dr.Kerim Münir‘in çok kritik destekleri olmuştur. Bu başvuru süreçlerini, gerek ihtisas sırasında, gerek yandal başvurularında çok fazla kez yaşadım, bu süreçlere asistan seçme komitelerinde de yer alma fırsatı bularak yarışı iki tarafından etraflıca deneyimleme ve anlayabilme şansını yakaladım. Bu tecrübelerimi yıllardır İstanbul Tıp’dan Dr. Hakan Pıçak öncülüğünde kurulan UsmleTürk internet portalında ve ABD’de halen psikiyatri ihtisası yapmakta olan eşim Dr. Gamze Balcı Çamsarı ile beraber kurmuş olduğumuz Usmle Strateji Merkezi’nde (USMER) (www.usmer.org ) Türkiye’deki öğrenci arkadaşlarıma ve meslektaşlarımla paylaşmaktayım. USMER portalı bünyesinde halen Türkiye’deki en büyük ABD’de tıpta uzmanlık topluluğunu oluşturduk ve gelecek nesillere uluslararası platformlarda büyük faydalar sağlayacak muazzam bir deneyim akışı sağlamaktayız ve bununla gurur duyuyoruz. Umuyoruz ki bu çabalar sonunda, bizden sonraki nesiller ABD’de ihtisas olanaklarını kullanmak istediklerinde destek alabilecekleri bir ulusal dayanışma bulabileceklerdir.
Halen pratiğini yaptığınız branşın Türkiye ve ABD’deki durumunu karşılaştırabilir misiniz?
ABD’de uzmanlığımı yaptığım süre boyunca Türkiye’deki meslektaşlarım ile yakın ilişkilerimi hep sürdürdüm. Bu süre içinde gördüm ve duydum ki, Türkiye’nin psikiyatrideki durumu oldukça ileridir. ABD’deki bu kurumlardaki eğitim tecrübelerim sırasında Türk meslektaşlarımın Türkiye Cumhuriyeti içindeki kurumlarda yaptığı araştırmaları makale saatlerinde sıklıkla sunulduğuna, övgüler aldığına çok defa şahit oldum. Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde ve eğitiminde çok büyük potansiyeli olduğuna inanıyorum. Türkiye’de psikiyatri eğitimi almadığım için eğitim standartları ve içeriği konusunda yorum yapmam doğru olmaz ama tanıştığım ve Türkiye’de uzmanlık yapmış meslektaşlarımla olan iletişimlerden çıkardığım kanı, eğitim kalitesinin Amerika’daki eşdeğerleri ile aynı noktada olduğudur.
Yurtiçinde ve yurtdışında mesleklerini icra eden ya da eğitim almakta olan Türk meslektaşlarımla beraber dünyadaki tüm Türk ruh sağlığı çalışanlarına ev olacak bir psikiyatri internet portalının da kurulmasına önayak oldum. (www.turkpsikiyatri.org) Ankara Üniversitesi Psikiyatri Bölümü mezunlarından meslektaşım Uzman Dr. Direnç Sakarya ile beraber büyük bir heyecanla götürdüğümüz bu proje ile amacımız, dünyanın değişik noktalarında olan Türk ruh sağlığı çalışanlarına bir akademik paylaşım, sosyal iletişim ve işbirliği platformu yaratarak, psikiyatri ve davranış bilimlerinde uluslararası deneyim aktarımı sağlama yoluyla yüksek potansiyelimizi daha iyi şekilde kullanmak.

Türkiye’de halen eğitim almakta olan tıp öğrencilerine ya da genç hekimlere neler önerirsiniz?

Türkiye’de verilen tıp eğitiminin dünya standartlarında yeterli bir tıp eğitimi olduğuna inanıyorum, tıp öğrencisi arkadaşlarıma en önemli mesajım budur. Türkiye’de klinik uzmanlık eğitimi almadığım halde, ülkemdeki tıpta uzmanlık eğitiminin mevcut standartlarının da dünya standartlarında olduğuna inanıyorum. ABD’de uzmanlık eğitiminin Türkiye’deki eğitimle karşılaştırıldığında daha iyi bir alternatif olduğuna inanmıyorum, bunun sadece farklı avantajları olan bir alternatif olduğuna inanıyorum. Şayet ABD’de tıp eğitim olanakları çok geniştir ve ABD bu olanakların tamamını kullanacak sayıda hekim yetiştirememektedir, o nedenle bu önemli olanakların ABD’de dışındaki hekimler tarafından kullanılmasını teşvik etmektedir. Bu nedenle ABD’deki olanakların Türk meslektaşlarım tarafından bilinmesi ve uygun şartlarda uygun amaçlar doğrultusunda ülkemizin yararına kullanılması çok önemlidir.
Hangi bilimsel dergileri takip ediyorsunuz?
American Journal of Psychiatry ,Archives of Psychiatry, Current Psychiatry, Psychosomatics ve American Journal of Psychosomatic Medicine.
Mesleğinizle ilgili en çok ziyaret ettiğiniz 3 internet sitesi nedir?
http://www.turkpsikiyatri.org/ , www.psychcentral.org, www.psychiatryonline.org/, www.psych.org
Yurt dışında hekimlik yapmanın sıkıntıları nelerdir?
Yurtdışında hekimlik yapmanın sıkıntılarının en başında kültürel ve dil sıkıntıları geliyor. Dil ilk başlarda çok büyük sıkıntı idi, zamanla tabii ki aşılıyor. İngilizce seviyesi ne kadar ileri olursa olsun ,ilk şok ve sürtünme her zaman yaşanıyor. Özellikle psikiyatri branşında dilin çok büyük önemi var ve diğer branşlara göreceli olarak daha yavaş bir şekilde meslek standardın pratiği için gerekli seviyeye geliyor. Dil gerçekten çok kapsamlı bir konu başlığı. Özetle, ne kadar çok zaman geçerse geçsin, belli bir yaştan sonra farklı bir dil kullanmaya başladıysanız, yeni dili anadiliniz kadar akıcı seviyede kullanmanız, kendinizi o düzeyde ifade edebilmeniz çok zor bir hedef. Yeni bir dile maruziyet değişen ivmeli parabolik bir eğriye benziyor, ilk dönemde çok hızlı devam eden gelişim zaman geçtikçe yavaşlıyor ve gelişim sonsuza dek giderek yavaşlayan bir hızla devam ediyor. Dil dışında karşılaşılan en büyük sorun kültür farkı. Başka bir ülkeye yerleşme, ana vatanındaki köklerinden sökülüp yeni bir toprağa ekilen bir ağacın durumuna benzer. Yeniden toprakta kök salmak, suyu bulabilmek, suyun tadına alışabilmek, yeni güneşe, mevsime alışabilmek, çevredeki yeni ağaçlara, böceklere, karıncalara alışabilmek… Bütün bunlar insan beynini son noktada zorlayan, beynin tüm kaynaklarını göreve çağıran akıl almaz bir adaptasyon süreci… Aynı anda dil ve kültür değişimi, bütün bunlarla beraber bir meslek öğrenme sürecine girmek, bir insanın hayatta karşılaşabileceği en büyük güçlükler olarak düşünülebilir. ABD’de ihtisas için gelmek isteyen meslektaşlarım bana danıştıklarında onlara ilk söylediğim, bunun sadece bir eğitim deneyimi olmadığı ve eğitim tecrübesinin karşılaşacakları zorlukların çok küçük bir kısmı olduğudur.

ABD’deki ünlü tıp kurumlarına ve hastanelerine eğitim amaçlı olarak girebilmek mümkün müdür?

ABD’deki prestijli tıp kurumlarına yabancı hekimler olarak ihtisas amacıyla girmek oldukça mümkündür. Şayet daha önce belirtmiş olduğum üzere ABD’deki tıp kurumları, kendi yetiştirdiği hekimler ile ABD genelindeki ihtiyacı karşılayamamaktadırlar. ABD’de çok sayıda tıp kurumu ve ihtisas kadrosu vardır. Bunlardan özellikle genel dahiliye, genel pediyatri ve genel cerrahi gibi bazı dalların ihtisas kadroları ve iş gücü ihtiyacı neredeyse 1/3 oranında yabancı hekimlere bağımlı haldedir. ABD içindeki tıp fakültelerinden mezun olmuş olan hekimlerin açıkta kalmak gibi bir riskleri hiçbir zaman yoktur, zaten böyle bir kavram dahi ABD’de bilinmemektedir. Tıp okuyan herkes mutlaka bir ihtisas programına yerleşir. Türkiye’de her TUS sınavına giren yaklaşık 20 bin kişiden sadece 2 bine yakın hekimin ihtisas imkanı alabildiği düşünüldüğünde ABD’de mezunların sahip oldukları olanaklar karşılaştırılamayacak kadar fazladır. ABD’den mezunlar bu nedenle istedikleri branşlara genellikle istedikleri kurumlarda yerleşebilmektedirler. ABD’de asistan ve yandal yerleştirmeleri eşleştirme (match) denilen hem adayın hem kurumun ayrı ayrı tercih yaptığı çift değişkenli bir sistem üzerinde işler. Bu sistemde kurumlar genellikle Amerikalı adayları yabancı adaylardan üstün tutarlar ki bu da gayet anlaşılabilir nedenlere bağlıdır. Buna rağmen, ABD dışından mezun olmuş hekimler oldukça güçlü başvurular yapabilmekte ve prestiji yüksek kurumlardaki kadrolara yerleşebilmektedirler. Bu süreçleri çok defa hem bu kurumların bazılarında hem seçme komitelerinden hem de başvuran aday konumunda yaşayan bir kişi olarak, dışarıdan güç görünen bazı imkanların, ABD dışından başvuran istekli ve ısrarlı adaylar tarafından elde edilebildiğine çok defa şahit oldum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>